Thursday, May 30, 2013

"Mahlepli kurabiye"


Dün akşamki misafirlerime Sibel ablanın defalarca yedirten kurabiyesinden yaptım..bu kurabiye işleri çocukları oyalamak için de çok iyi oluyor..
Aslinda benim de yaptığım buna benzer bir kurabiye vardı ama bu çok daha lezzetli..maalesef bir o kadar da yağlı..
19 aylık kızım belki 10 tane yedi..her koyduğumda "bi daa bidaaa" dedi...tabi sonu küvette bitti :))

Tarifi;

3 stick tereyağı (yani 330 gr oluyor)
2 yumurta sarısı
2 yemek kaşığı sirke
1 yemek kaşığı tuz
6 yemek kaşığı şeker 
2 yemek kaşığı mahlep
1 çay bardağı sıvıyağ 
1 paket kabartma tozu 
aldıgı kadar un 

Üzeri için;

Yumurta akı
Susam

Malzemelerle elimize yapışmayacak bir hamur yapıyoruz..tezgah üzerinde merdane ile düzleştirip kalıpla şekiller çıkarıyoruz..ya da küçük halkalar yapıyoruz..önce yumurta akına sonra susama batırıp tepsiye diziyoruz..200 derecede (390 F) önceden ısıtılmış fırında biraz kızarana kadar pişiriyoruz..

Afiyet bal şeker olsun...

Wednesday, May 15, 2013

"Üç Aylar ve Yarın Regaib Kandili"

Yine ömrümüz el verdi de bir güzel vakte geldik..hatırlıyorum da geçen yılki 3 aylar daha dün gibi..çokça zaman var deyip geçen yıl onca yapamadığım ibadet oldu..bu vakit ne kadar uzun gibi görünse de aslında hemen geçip bize veda ediyor..

Dinlediğim bir kıssada Hz.Musa zamanında yaşlı bir nine Musa(as)'a gelerek "torunum 300lü yaşlarda daha genç yaşında vefat etti." diyor..
Hz.Musa bir ümmet geleceğini ve o zamanda insanların ömürlerinin 70-80 yıl olacağını söylüyor..
Nine buna çok şaşırıp "herhalde onlar ev yapmayı bırak bir çivi bile çakmazlar..ben o zamanda olsam bir ağaç kovuğuna seccademi serer, gece gündüz ibadet ederdim." diyor..

O zamanlar insanlar çok uzun yaşarmış..Hiç 70 yıllık ibadetle 700 yıllık ibadet bir olur mu? Adalet sahibi Rabbimiz bizlere de 1 günü 70lere binlere onbinlere denk zamanlar, geceler vermiş..eğer hakkıyla değerlendirebilirsek ömrümüzü de katlamış oluruz inshAllah..

Bir hadis-i şerifte Efendimiz buyuruyor;
"Recep Allah'ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan ümmetimin ayıdır.."

Şaban ayında Beraat gecesinde Efendimiz (sav) e ümmetinin hepsine şefaat yetkisi verilmiş..

Şimdi Receb ayındayız.."Allahümme barik lenâ fi Recebe ve Şa'ban. Ve belliğnâ Ramazân.""Allah'ım! Recep ve Şaban aylarını bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına ulaştır". duasını Efendimiz (sav) söylemiş ve ümmetinin de söylemesini istemiş..

Yine bu kutlu zamanda kendimize bir Kuran hatmi ve 70bin kelime-i tevhid hedef koyabiliriz..

Yarın kandil ve perşembe gecesi..Ameller her hafta pazartesi ve persembe Allah'a arz edilirmiş..ve Efendimiz (sav) de amelinin oruçluyken arz edilmesini istemiş ve bugünlerde oruç tutmuş..bu yüzden o günler oruç tutmak çok sevap..

Bugun dinlediğim güzel şeyleri naçizane paylaşmak istedim..

Ayrıca aşağıdaki videodan da çok faydalandım..
Sizlerin de istifade etmesi duasıyla..
http://www.kure.tv/inanc/941-aile-rehberi/aile-rehberi-maneviyat-iklimi-uc-aylar/98-Bolum/133386/

Bu gece kendimiz için dua ederken başkaları için de dua etmeyi unutmayalım..en çok da eziyet gören Müslüman kardeşlerimiz için :( 

Mevla'nın hazinesi sonsuz...

Ömrünüze bereket katan hayırlı kandiller dilerim...

Sevgiler..

Tuesday, May 14, 2013

"Dostlarla Güzel bir Gün ve Mantarlı Sufle"

Yine dostlarla güzel bir gün geçirdik...bu gurbette arkadaş demek dost demek; yeri gelince akrabadan öte demek..
Anne babanın sesini duyup yetişemediği yerde dost yetişir gurbet elde..hasta olsan bir kek pişirir, bir kap çorbayla gelir kapına..sıkıntılar hafifler, acılar tatlılaşır dostlarla..
Dost bile az gelir; kardeş olur insan burada..birbirinin evladına teyze olur, hala olur..yeri gelir ağlayacak omuz olur, gülecek yüz olur..
Allah'a şükürler olsun ki bu uzaklarda bize böyle güzel dostlar tanıttı..
Ben gurbeti seviyorum..gurbette hasreti, hasrette vuslatı seviyorum..herşeyin tadı başka burada..şimdi 3 aylara da girdik..o da başka..bayram gelir o bambaşka..
Bugün can arkadaşlarımla güzel bir gündü..küçük birer de hediye aldım onlara dostluğumuzun anısına..

Onlar ićin hazırladıklarımdan en çok mantarlı sufle beğenildi..tarifi bloga yazmamı istediler..ben mantarlı soğanlı kiş dedim ama Fatmacım bunun adı "Mantarlı sufle" olsun dedi ;) Asıl tarifi özlemaki.blogspottan aldım..orada soğanlı börek diye geçiyor..her daim güzel dostlarınız olsun inshAllah..

Tarifi :

4 dikdörtgen (8 kare) milföy
10-15 tane mantar
2 orta boy soğan
2 avuç kaşar peyniri
3 yumurta
1 küçük kutu krema
Tuz
Karabiber

Soğanları ay şeklince doğrayıp az yağda soteliyoruz..doğradığımız mantarları ekleyip suyunu verip çekinceye kadar pişiriyoruz..tuz ve karabiber ekliyoruz..ateşten alıyoruz..

İyice yumusamış milföyleri hamur haline getirip tart kalıbının veya tepsinin içine yerleştiriyoruz..

Bir kapta 3 yumurta çırpıyoruz..yumurta, kaşar peyniri, krema ve mantarlı soğanı karıştırıyoruz..hamurun üzerine döküyoruz..önceden ısıtılmış 390 F (200 derecede) pişiriyoruz..

Güzel dostlarla yiyoruz ;)

Afiyet bal şeker olsun..


Sunday, May 5, 2013

"Ev yapımı Tereyağı"

Uzun zamandır süt ve yumurtamızı bir çiftlikten alıyoruz..süt öyle yağlı ve kıvamlı ki tencereye boşaltırken hissediyorsunuz..yoğurdu da bu sütle yapıyorum ve üzerleri bir parmak kaymak bağlıyor..

Bir ablanın tavsiyesiyle yoğurdun üzerindeki kaymakları buzlukta bir kapta biriktirdim..tereyağı yapmadan önce buzluktan çıkarıp çözdürdüm..cam bir kavanoza koyup eşimin eline verdim..yarım saat kadar çalkaladı..

bu arada ben kahvaltı hazırladım.. İyice çalkalanan karışımı süzgeçle süzdüm..minik minik top halinde yağlar kaldı..bir kaşıkla bir araya getirip suyun altında biraz yıkadım...missss gibi tereyağı pazar kahvaltımıza yetişti...

Not: süzülen ayranı da içmek üzere kaldırdık..dökmeyin sakın ;)

İsterseniz biraz tuzlayıp tuzlu tereyağı da yapabilirsiniz..böyle tatlı tereyağı oldu..

Afiyet bal şeker olsun...



Wednesday, May 1, 2013

"Alemlere Rahmet Efendimiz (sav) i Andık"


"Medine'nin Gülü"

Andım yine Sen’i her şey yâdımdan silindi,
Hayâlin gönlümün tepelerinde gezindi;
Bu bir serâp olsa da hafakanlarım dindi..
Andım yine Sen’i her şey yâdımdan silindi.

Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam,
Rûhlar gibi yükselip de ufkunda dolaşsam;
Bir yolunu bulup gönlünden içeri aksam..
Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam.

M.F.G.

Biz bugün alemlere rahmet diye gönderilmiş bir Gül'ü andık...Kokusunu içimizde hissetmeye çalıştık..O'nu dinledik, O'nu söyledik...ama sadece bir kaç saatte kalmasa bu şiirin son mısrası gibi keşke hep aşkıyla oturup aşkıyla kalksak..

O'nu dinleyince hayatın hiçbirşeye değmediğini, ne kadar boş işlerle uğraştığımızı, dolu sandığımız koşuşturmalarımızın aslında zerre kadar önemi olmadığını anlıyorum..biz nelere ağlarken O nelere katlanmış..biz daha çoğunu isterken O en azını bile reddetmiş..Affa layık olabilir miyiz acaba diye temenni ediyorum Yüce Yaradan'dan..

Beni en çok etkileyen şey ise kızı Hz.Fatıma'nın yaşına göre ne kadar olgun olduğuydu..4 evladı vardı ve yaşı daha 22lerdeydi..babasının vefat edeceğini öğrendiğinde üzüldü önce..sonra ona ilk kavuşacak kişinin kendisi olduğunu öğrenince bir o kadar sevindi..

Kendimizi düşünelim; en sevdiklerimizi düşünelim ve öleceğini..ondan sonra da sen öleceksin dense nasil bir tepki verirdik acaba.. Evlatlarımızı mı, bitmeyen işlerimizi mi, daha yaşanmamış uzun! yıllarımızı mi düşünürdük önce..ve asla ölmek istemezdik..

Onlar nasıl yaşamış biz nerelerdeyiz??Allah hepimizi doğru yolda eylesin..yanlışlara düşürmesin..hesabını veremeyeceğimiz yollara götürmesin..