Sunday, March 3, 2013

"Cevizli Kurabiye"


Buralarda gunlerim nasil mi geciyor?

Haftanin dört günü aksam Amerikalilara Türkçe kursu veriyorum..Cok guzel geciyor..ortaokul ve lisenin baslarinda ne olmak istiyorsun diyenlere cevabim edebiyat ogretmeni olurdu..ancak lisede sozel sinifin acilmamasi ve en yakin arkadaslarimin dil sinifina gitmesi uzerine ben de dil sinifina girdim..Turk dili edebiyati degil ama Amerikan kulturu ve edebiyati okudum..ingilizce ogretmeni oldum..
Mezun olunca Guney Afrika'da ilk ogretmenlik tecrubemi yasadim..ingilizce ogretmenligi yapamadim ama sanat, hayat bilgisi ve Turkce derslerine girdim..benim icin cok guzel bir tecrubeydi..resim ogretmeni olmak da hayalimdi ve belki de bir daha elime boyle bir firsat gecmeyecekti..sanat dersinde resim yaptik elisi yaptik..orada egitim sistemi Turkiye'deki kadar prosedure bagli degil..dosya hazirlamak yok..mecburen koyulan yazilar yok..mufredat yok..daha dogrusu konular belli sen nereden nasil islemek istersen isle..belki de en cok zevk aldigim ogretmenlik gunlerimdi..zoraki yapilan seyler bana gore degil..
Turkiye'de de onu yasadim..1 bucuk yil da Turkiye'de ogretmenlik yaptim..onun en zevkli yani ogrencilerimin ana sinifi ve 1. siniflar olmasiydi..tazecik, civil civil..ben de cocukluk gunlerime dondum onlarla..mecburi isler olmasa o gunler de cok zevkliydi..ders islemiyor oyun oynuyorduk adeta..o en masum sorulari beni benden aliyordu..."Tiçırım spidermanin ingilizcesi ne?"
Sonra evlendim artik çalişmak zordu benim icin..fakat cok guzel bir firsat oldu..Türk kültür merkezinde Türkçe öğretmemi teklif ettiler..seve seve öğretiyorum..aslinda 2 cocukla aksam saati evden cikmak zor olabiliyor..bazen ne isim var otur diyorum kendi kendime..fakat derse baslayinca kendimi kaybediyorum..icimde bir ögretme aşkı var..Allah almasın..bu arada hakkimizda gazetede de haberimiz cikti.. 
http://www.zamanamerika.com/index.php/tr/etkinlik-haberleri/itemlist/user/67-arzukayauranlı 
(bu linki kopyala yapistir yaparak habere ulasabilirsiniz)

Yine Amerikalilara yonelik gunler ve gecelerimiz oluyor..Karadeniz konulu coffee night cok eglenceli gecti..2 Amerikali gencin horona eslik etmeleri gorulmeye degerdi..buralarda boyle etkinlikler olmasa hic cekilmez eminim..Rabbim gayesiz birakmasin..ben de o gece icin cevizli kurabiyeler yaptim..Esimin teyzesinin cok guzel bir tarifi:


3 yumurta sarısı
1 su bardağı pudra şekeri
1 paket margarin
1 çay bardağı sıvıyağ
2 yemek kaşıgı irmik
yarim paket kabartma tozu
vanilya 
aldigi kadar un

üzerine:
yumurta beyazi
fındık veya ceviz


malzemeleri karıştırıp elimize yapışmayan bir hamur elde ediyoruz..ceviz büyüklüğünde yuvarlayip üzerini önce yumurta akina sonra cevize batiriyoruz. 180 derecede (350 F) pembeleşene kadar pisiriyoruz. piştikten sonra üzerine pudra şekeri ekiyoruz..

Afiyet bal seker olsun...









"Nazlı" Mısır unlu Kek

Anlatacak ne kadar cok sey var...hep kafamda soylemek istediklerim ucusuyor..Hayatin telasina kapilmis gidiyoruz..Yapmak istediklerim sadece dusuncemde kaliyor cogu zaman..Her ise yetisen, her seyi mukemmel yapan insanlara hayranlikla bakiyorum..

"Anne   .........i" diye bir tabir vardir..Annemizin eli degen seyi "Anne kurabiyesi" "Anne yemegi" diye anariz..biz de anne olduk ama neden oyle olmuyor demekten geri duramiyorum..her zaman oturdugun bir oda olur. sen ondan guzeli olmaz sanirsin..bir anne gelir ve sihirli dokunuslarini yapar..her zaman gordugun oda bir iki dokunusla bambaska bir hale burunur..

Bir evin vardir..bir mutfagin..anne girer o eve hava degisir..sefkat gelir..mutfaktan misss kokular gelir..dolmalar yenir..senin beceremedigini anne halleder 2 dakikada...ne kutsal bir seydir annelik..her yeri degistirir guzellestirir..
InsaAllah bir gun gelir biz de oyle aniliriz..bizim icin de ahh annem olsaydi bak neler yapardi..ahh annem olsaydi hasta zamanimda beni pamuklara sarardi..dedirtiriz inshAllah..

Icimden cok seyler gecti gecenin bu saatinde..gunduz guzellik uykumdan olsa gerek uykum yok simdi..ne zamandir yazamiyordum..simdi ask yasiyorum klavyeyle..maksat tarif yazmak degil aslinda..aski kederi sevinci paylasmak benim niyetim..ama bayaniz ya anneyiz ya mutfakta pisiyor birseyler..illaki gonul paylasmak istiyor..

Bu benim Nazli kekim...anneannem yapardi..aslinda misir unlu kek..misir ekmeginin tatli versiyonu..neden nazli diyorlar bizde bilmiyorum aslinda...belki de nazi misir ununun tane tane dokulmesinden..bu kekin de dagilip un ufak olmasindan..cok nazlidir itinayla yemek gerek :)

Her seyi yemeyen bir oglum var..dogal olarak da kansizlik cikti Turkiye'deyken..Doktorun verdigi kan yapan yiyecekler arasinda misir unu da vardi..benim de aklima bu keki yapmak geldi..ve ara ara yaparim sifa niyetine...Tarifi:

2 yumurta
1,5 su bardagi siviyag
2 su bardagi süt
2 su bardagi seker
3 su bardagi misir unu
1,5 su bardagi un
kabartma tozu 
vanilya

üzerine susam

Her kekte oldugu gibi önce seker ve yumurtalari cirpiyoruz..daha sonra sivilari ve unlari ekleyip cirpiyoruz..uzerine susam serpip 180 derecede (375 F) pisiriyoruz..

Afiyet bal seker olsun...



Sunday, January 6, 2013

"Sokak Simidi"

Bu Pazar günü olaylar benim planim dışında gelişti..Geceden bir program için böreğimi yaptım ve uzun zamandır ağzımın suyu akarak baktığım simit tarifini pazar kahvaltısına yapmak istedim..geceden ön hazırlık yapınca kolay olacaktı..susamları kavurdum..hamuru yoğurdum, koydum buzdolabına..
Sabah mutfakta hazırlıklara koyulmuşken esim kahvaltı yapmayacağını ofiste işi oldugunu soyledi..biraz canim sıkılmıştı..simitler fırında çıtırdıyor mis gibi kokusu eve yayılıyordu..esi evde olmayan buralardaki ablamı aradım..dedim kızını da al gel kahvaltı yapalım..simit yaptım..klasik olarak hemen "hadi canım" dedi..M.abla geldi fırında simitleri gördü..yok canım sen yapmadın dedi..bir yüzüme bakıyor bir simitlere..sen yaptıysan alnından öpeceğim kızım dedi..ve cidden alnımdan öptü :))
Afiyetle kahvaltımızı yaptık..uzun zamandır hasta olan kuzucuklarımla -ki çok sıkılmışlardı artık- beraber bir mall e gittik..yeni ciciler aldık..
Ve bir günün sonunda neye niyet neye kısmet oldu..
Sen neyin planını yaparsın bırak senin yerine plan yapan yapsın ;)

Aslında her ne kadar gurbette olsak da bizim bulunduğumuz yerde her ne istersek var..simit için bile kaç çeşit alternatif var..ama ben severim kendim yapmayı..ve biliyorum bazı yerlerde ne kadar kıymetli olduğunu..ailemle bir yıl güney afrikada kaldım..orası buraya göre Türk yiyecekleri açısından kıt bir yerdi..babama biri oralarda ne yiyorsunuz dediklerin de babam hanim ne yapıyorsa onu yiyoruz demisti :) hanimlar maashAllah her yerin yiyecegini Türk mutfağına uyarlıyor..burada belki canimiz cok da simit cekmiyor..orada iken Babam Türkiye'ye gittiginde erkek kardesim simit istemisti..gelen 3 simit gercekten kıymetliydi bizim icin..
Ve simidin tarifi zevkle takip ettigim arifetarifgerek adlı siteden..arkadas adım adım resimlemis her tarifte oldugu gibi..ben o kadar iyi bir blogger olamadim :( tesekkur ederim tekrardan...gurbetlerde simit hasretiyle yananlara gelsin bu tarif :)

1 su bardağı ılık su
1 su bardağı ılık süt
1 yumurta
2 yemek kaşığı toz maya
2 yemek kaşığı toz şeker
2 tatlı kaşığı tuz
3 yemek kaşığı zeytinyağ
5 su bardağı un

Üzeri için;

1 tatlı kaşığı sulandırılmış pekmez
1 su bardağı susam

Önce susamları orta ateşte karıştırarak kavuruyoruz..(yüksek ateşte ve karıştırmazsak yanarlar)
Hamur için önce sıvı malzemeleri ve mayayı koyup karıştırıyoruz..sonra un, tuz ve şekeri ekleyip güzel bir hamur yapıyoruz..(ben sabah yapacağım için hamuru biraz büyükçe bir poşete koyup buzdolabına koydum..sabah poşetin tamamını kaplayacak kadar büyümüştü)
Hemen yapacaksanız 1 saat mayalandırıyoruz..mayalanan hamuru uzun bir rulo yapıp 14 parçaya kesiyoruz..her iki parçayı elimizle yuvarlayarak uzatıp birbirine doluyoruz..iki ucunu birleştirip unlu tezgaha koyuyoruz..hepsi bitince üzerlerine sulandırılmış pekmez sürüp, iki tarafını kavrulmuş susama bulayıp tepsiye diziyoruz..bu arada fırını 400 F (200 derece) ısıtıp kapatıyoruz..simitleri sıcak fırında 15 dk mayalandırıyoruz..
Sonra 500 F (250 derece) de 15-20 dk pişiriyoruz..çıtır çıtır simitleri sevdiklerimizle yiyoruz..

Afiyet bal şeker olsun...